• Ankara Asfaltı Üzeri 1. Km / Yeni Mahalle, Kırıklar Caddesi No:1, 67830 Devrek/Zonguldak

  • Mehmet 0533 653 9373
    Muharrem0533 646 1702
    [email protected]

Mezar

Mezar


Arapça ziyaret kökünden gelen "ziya­ret mekânı" anlamındaki mezar kelime­sinden Türkçe ekle türetilmiş bir yer adı­dır. Arapça'da "ölünün gömüldüğü yer" mânasındaki kabir (kabr) ve medfen karşılığında Farsça ve Türkçe'de daha yaygın olan mezar kelimesinin kullanı­mında kabirlere gitmekle ilgili olarak Kur'ân-ı Kerîm [Tekâsür 102/2] ve hadislerde ziyaret" kökünün geçmesinin de etkisi olmalıdır. Mezarlığın eş anlamlısı olarak Arapça'da makber  makbere (kabirlerin bulunduğu yer), cebbân cebbâne (sahra), Farsça'da mezârât, kabristan, gûristân kullanılır. Önemli kişilerin mezarlarına ve­ya mezarlarının bulunduğu yere ravza, meşhed, kubbe, türbe ve kümbet; cami, tekke, türbe gibi yapıların bitişiğinde yer alan küçük mezarlıklara Türkçe'de hazîre (etrafı çalı, çit veya taştan duvarla çev­rili mekân) ve daha çok tekke ve zaviye mezarlık/hazîrelerine vâdî-î hâmûşân (sessizler vadisi) adı verilmiştir. Eski Türk­çe'de kabire sın (Anadolu lehçesinde sin) ve mezarlığa sınlağ (Anadolu lehçesinde sinle) denildiği bilinmektedir.

Mezarlıkların oluşması defin geleneğiy­le ilgilidir ve Kur'an'a göre bu geleneği başlatan Hz. Âdem'in oğlu Kabil'dir. Ölüleri gömmek için özel bir alan tahsisine daha çok yerleşik toplumlarda rastianır; ancak göçebelerin de geçici olarak kaldıkları arazilerde belli bir alanı bu amaçla kullandıkları görül­mektedir. Arkeoloji terminolojisinde "nekropolis" denilen eski mezarlıklar kültüre, bölgenin coğrafî ve jeolojik yapısına, inşa malzemesi türüne göre çeşitlilik gösteren yer altı veya yer üstü mezarlarından meydana gelir. Muhtemelen en eski mezarlıklar genelde, di­kilmiş dört blok taş üzerine konulan yassı taşların şekillendirdiği Yontma Taş ve Cilâlı Taş dönemlerine ait dolmenlerin bu­lunduğu alanlardır. Mısır'ın Sakkâre ve Cîze piramit bölgeleri yer üstü, Krallar vadisi yer altı nekropollerinin en ünlüle­ridir. Mezopotamya'da Sumerler'e ait Ur kral mezarları, Miken oda mezarları, İran ve Anadolu'nun çeşitli yerlerindeki kaya mezarları ve Roma'daki hıristiyan kata­kompları diğer ünlü nekropollerdir.

Mezar daha çok toprak üstünde kalan yapısıyla önem taşır ve ziyaret edilebilme­si için üzerinde yerini ve ait olduğu kim­seyi belirleyen bir alâmetin bulunması gerekir; bu sebepte dayanıklılığından do­layı genellikle taş kullanılmıştır. Gelene­ğin ne zaman başladığı hakkında kesin bilgi yoktur. Eski Ahid'de Hz. Ya'küb'un, zevcesi Raşel'in kabri başına bir taş dikti­ğinden aile kabirlerinden ve tür­belerden söz edilir.